Neden "Neden?" Diye Sorarlar?

Genelde bir çocuk iki buçuk yaşını bitirdiğinde dünya hakkındaki garip merakı ve sizinle konuşma yapma isteği birleşerek "neden’’ kalıbını oluşturur. Hatta bazen sorduğu sorular size hiç bitmeyecekmiş gibi gelebilir. "Neden çimler yeşil?", "Neden kuşlar cıvıldar?’’ gibi günlük yaşamda karşılaşıp nedenini aramadığınız sorularla sizi şaşırtabilirler. Ama bu yaştaki çocuklar bilimsel, ayrıntılı cevaplar aramazlar. Hatta, henüz neden kelimesinin ne anlama geldiğini bilmezler ve neden-sonuç kavramlarını da tam olarak anlayamazlar. "Neden" aynı zamanda "nasıl", "ne" ya da "ne zaman" anlamlarına gelebilir. "Neden" diye sormak, iki yaşındaki bir çocuğun dünya hakkında daha çok şey öğrenmeye çalışmasının en iyi aracıdır. Bir şey hakkındaki deneyimleri ve onun hakkındaki fikirleri arasında bağlantı kurmaya çalışır. Onun sorularına verdiğiniz karşılıklar düşündüğü şeyleri yerleştirmesine ve yeniden düzenlemesine yardım eder.

İki yaşındaki çocuğunuz bir şey hakkında daha çok şey öğrenmek isterken, bir konuşmayı başlatacak yeteneğe henüz sahip değildir. "Neden" diye sormak ona bu başlangıcı sağlar. Seçenekler şunlardır: Gerçekte siz, çim biçme makinesini çalıştırdığınızda neden ses çıkardığını öğrenmek istemez. Sadece çim biçme makinesi hakkında genel olarak daha çok şey öğrenmek ister. Size "Neden?" diye tekrar tekrar sormak sizin onunla konuşmaya devam etmenizi sağlamak için bir yoldur.

İki yaşındaki çoğu çocuk, bir ve iki arasındaki anlam farkını anlarlar. Ancak üç, onlar için yakalaması zor bir anlam taşır. Ölçülerdeki büyük ve küçük gibi tam değerleri anlarlar. Ama büyük, daha büyük ve en büyük gibi sıralamaları anlamazlar. Aynı şekilde, eğer biçimleri aynı değilse, cisimler arasındaki miktar farkını da anlamazlar. Örneğin, eğer iki çocuğa birer tane kurabiye verip, birininkini ikiye bölerseniz, tam kurabiyeli çocuk, daha az kurabiyesi olduğunu düşünür. Ayrıca, hemen hemen bütün iki yaşındaki çocuklar, toplama işlemi anlamında saymayı bilmezler. Bütün oyuncaklarını tek bir küme halinde toplamaları, miktar konusunun temelini denedikleri anlamına gelir.

Taklit Oyunu Öğrenmesine Nasıl Yardım Eder?

Çocuğunuzun taklit oyunlarını kullanması, dünyayla ilgili daha çok şey öğrenmesini sağlar. Örneğin, yaklaşan bir doktor randevusuyla ilgili size soru sormazken, oyun oynarken sizin doktorunuz gibi davranıp kalemiyle, ayıcığına iğne yapabilir. Kendisini hasta anne ve doktor yerine koyarak, doğaçlama olarak üçünü de oynayabilir. Bu şekilde durumu anlamaya ya da daha tam olarak anlamadığı ve onu korkutabilecek bir durumun kontrolünü sağlamaya çalışır.

Taklit oyunları, çocuğunuzun basit bir şekilde kendini eğlendirmesinden biraz daha fazla olarak onun öğrenme aşamalarındaki en önemli adımlarından biridir. Bu tarz oyunlar, kendine güvenmesini, endişe ve korkularıyla yüzleşmesini, yeni fikirler geliştirmesini ve dünyanın nasıl işlediğiyle ilgili anlayışının gelişmesini sağlar. Bu, aynı zamanda onun için anne, baba, kardeş, bakıcı, doktor gibi hayatındaki diğer insanlarla ilişkilerini denemesinin bir yoludur. Bu insanlarmış gibi davrandığında, onlar hakkında ne hissettiğini keşfederken, onların onunla nasıl ilişki kurduklarını da anlar. Taklit oyunu aynı zamanda çocuğunuzun duygularını kontrol etmesini de sağlar.

Hayali oyunlar oynamak çocuğunuzun anlayış yeteneğiyle ilgili büyük bir atılıma işaret eder. Örneğin bir legoyu oyuncak bebeğine sandviç gibi servis ettiğinde, bu bir şeyin başka bir şeyi ifade edebileceğine dair anlayışını gösterir. Bütün bu keşifler, çocuğunuza ileride dünyayı oluşturan harfleri, sayıları, renkleri ve şekilleri öğrenirken kendisine daha çok güven duymasını sağlayacak yeteneği verir. Sonuç olarak, taklit oyunu, çocuğunuza problemleri çözme olanağı sağlar. Eğer üç tane bebeğini çay partisine davet ederse ve sadece iki sandalyesi varsa, misafirlerine yerleştirme konusunda çözüm geliştirir. Bu şekildeki problem çözme yetenekleri, ileride matematik problemleri çözerken ya da bir hikâye hakkında eleştirel olarak düşünürken ona çok yardımcı olacaktır.