Çocuğunuza duygularını isimlendirme sinde yardımcı olmak, sağlıklı ilişkiler kurmasını sağlar. Duygular ve fikirler hakkında düşünebildiğinde ve hem kendisi hem de diğerlerinin ne yaşadığını anlamaya başladığında, diğerleriyle bağlar kurabilir. Duygularını isimlendirebildiği ve onları nasıl yöneteceğini anlayabildiğinde, arkadaşlarıyla arası daha iyi olacak, daha güçlü sosyal yeteneklere sahip olacak ve daha az olumsuz ve daha çok olumlu duygu yaşayacaktır.

Çocuğunuzu ne hissettiğini ifade etmek için sanat materyallerini kullanması konusunda cesaretlendirin.

Kille oynayarak ya da büyük kâğıt parçalarını boyayarak olumsuz duygularını ortaya çıkarabilir. İki yaşından daha büyük çocuklar, sanat materyallerini bir olay ya da belirli duygulara neden olan sorunlar hakkında hikâye anlatmak için kullanabilir.

Çocuğunuzun hareketlerine sınırlar koyun.

Çocuğunuzun olumsuz duygulara sahip olmanın normal olduğunu bilmesi önemlidir. Sebepsiz, zarar verici, agresif ya da tehlikeli davranışlara tolerans gösteremeyeceğinizi açıkça anlamasına yardımcı olabilirsiniz.

Çocuğunuza olumsuz duygularına olumlu karşılıklar vermesi konusunda yardımcı olun. Basitçe, onu sinirli ya da agresif davranışlar gösterdiği için cezalandırmak yerine, soruna çözüm bulması konusunda teşviklerde bulunabilirsiniz.

Çocuğunuzu hayali oyunlar konusunda cesaretlendirin.

Taklit oyunları yoluyla, çocuğunuz en yoğun duyguları bile ifade edebilecek güvenli yolu bulabilir. Eğer oyun arkadaşına sinirlendiyse, süper kahraman gibi davranmak, ona kimseye zarar vermeden sinirinin üstesinden gelmesine yardım eder. Böyle oyunlar, aynı zamanda çocuğunuza kendini kontrol etmesini sağlayacak metotlar geliştirme olanağı verir ki bu alışkanlıkları hayatı boyunca kullanabilir. Ayrıca hayali oyunlar çocuğunuzun hayal gücü ve düşünme yeteneklerini de geliştirecektir.

Çocuğunuza dolaylı yoldan ne hissettiğini anladığınızı gösterin.

Çocuğunuza onun ne hissettiğini anladığınızı göstermek için her zaman duygularını etiketlemeniz gerekmez. Siz onu yatağına götürmeye çalışırken ağlıyor ve agresif davranışlar sergiliyorsa yaptığınız şeyi bırakıp, "Kendini yalnız bırakılmış gibi hissettiğini biliyorum." demeniz gerekmez. Onun yerine, "Biraz uyuttuktan sonra birlikte kitap okuyabiliriz." deyin. Eylemlerin sonucunun olumlu olacağını ve sizin negatif bir tutum içinde olmadığınızı anladığında sakinleşecektir.

Çocuğunuzu duyguları hakkında konuşması için zorlamayın.

Çocuğunuzun neyin içinde olduğunu söylememeyi tercih ettiği zamanlar da olacaktır. Ona duygularına saygı gösterdiğinizi, onlar hakkında konuşması konusunda ısrar etmeyerek gösterin. Bazen çocuğunuzun sinirlenmesinde yanlış bir şey yoktur ve bu, sizin onun hayatına müdahale etmenize neden olacak bir duygu değildir. Fakat onların kontrolü dışında o kadar çok şey vardır ki, sizin doğal karşılayacağınız pek çok durumdan dolayı sinirlenebilirler.

Çocuğunuzun ipuçlarını izleyin.

Bütün çocukların ruh halleri, düşündüğünüz kadar ani değişmez. Pek çok çocuk, bir fırtınanın geleceğinin sinyallerini verir: Ayağını vurarak, yumruğunu sıkarak, alnını buruşturarak size kızdıklarını veya sıkıldıklarını belli ederler. Bu ipuçlarını gördüğünüzde, çocuğunuzun sorununun ne olduğunu erkenden anlamak için çabalayabilirsiniz.