Ayrılma korkusu:

Çocuklar genellikle ebeveynlerinin yakınında olmak isterler ve ayrıldıklarında üzülürler. Ayrılma korkusu, yedi ay civarında başlar ve ilk yaş gününden sonra en yüksek seviyeye yükselir, sonraki üç yıl içinde azalır. Bu, birçok olayın tetikleyicisi olsa da problemli bir davranış değil, gelişimin normal bir düzenidir.

Olayı çocuğunuzun gözünden görmelisiniz. Her ayrıldığınızda çocuklar şunu düşünür: Annem ve babam geri gelecek mi? Çocuklar her zaman sizin etraflarında olup olmadığınızı kontrol eder ve güvenli hissettikleri yerde, sizin yanınızda olmaya ihtiyaç duyarlar. Bu ayrılma korkusu, ormanda kaybolan çocuklar gibi birçok masalın merkezinde yer alır ama siz, çocuğunuzu korkutmak için ormanda gezinmek zorunda değilsiniz. Sizi önce mutfakta görüp, sonra oturma odasına geçtiğiniz için aynı yerde görememesi bile yeterlidir.

Ayrılma ile ilgili sorunlar, çocukluğun bir parçasıdır ve çocuklar cezaya değil anlayışa ihtiyaç duyarlar. Yedi ay ve üç yaş arasında, özellikle affedici olun. Bu sorun kendiliğinden ve çocuğunuz tam olarak hazır olduğu zaman çözecek bir şeydir.

Kızgınlık

Minik çocuklar kendi yeteneklerinin çok üstünde hayallere sahiptir ve işler istedikleri gibi gitmediğinde kızabilirler. Büyümekte olan bir çocuk, sınırlarını anlamaya çalışıyordur. Örneğin iki buçuk yaşındaki çocuğunuzun neredeyse tamamladığı kule yıkılır ve oyun blokları odanın dört bir yanına uçar. Ya da yürümeye başlayan çocuğunuz giyinirken iki bacağını da pantolonunun bir paçasına sıkıştırır. Tüm bunlar çocuğunuzu kızdırmaya yetecektir ve nedenini anlamasanız bile tüm gün mutsuz olabilirler. Bu aşamada anlayış ve cesaretlendirme, çocuğunuzun ihtiyacı olan en önemli iki şeydir.

Hastalık:

 

Deneyimlerimizden biliyoruz ki aile hayatı her zaman umduğumuz gibi sorunsuz gitmiyor. Yorgunluk, çocuğunuzu önemli ölçüde huzursuz yapabilir. Çocuğunuzun hastalığı sizi de strese sokabilir ve bunu ona yansıttığınız zaman daha da korkacak ve huzursuz olacaktır. Bilmeniz gereken şey her çocuğun sıklıkla hasta olduğu ve bu süreçte tedavisini yerine getirip sakin olmanız gerektiğidir.

Yorgunluk ve uykusuzluk:

 

Eğer çocuğunuz yorgunsa ve uykusu varsa normalden daha farklı davranışlar sergileyebilir.

Çocuklar, alışkanlıklar ve bazı dengeler üzerinde büyürler. Ziyaretçiler, gece geç saatlere kadar uyumama, geziler ve tatiller onların düzenini bozar. Yeni bir bebek geldiğinde ya da ailede bir sağlık problemi yaşandığında, küçük çocuklar bunu hisseder. Etrafındaki en ufak bir değişiklik bile davranışlarını etkileyebilir. Çocuğunuzun sizinle aynı enerjiye sahip olmadığını ve sizden daha hızlı yorulabileceklerini unutmamalısınız.