Bebekler de yetişkin insanlar gibi bir duygu yelpazesine sahiptir. Yoğun olarak sevdikleri ve sevmedikleri şeyler tıpkı bizimki gibidir. Ancak bebekler, içinde bulundukları koşullar üzerinde çok az kontrole sahiptir. Bu nedenle bebekler, onlar için bir şey yapmanızı istediklerinde ağlayarak bir işaret verme girişiminde bulunurlar. Eğer odadan çıkarsanız ve bebeğiniz de sizinle birlikte gelmek istiyorsa, size anlatamaz, ama siz anlayana ve onu da yanınıza alana kadar ağlar. Eğer bir arkadaşınız kollarını açarak bebeğinizi kucaklamak isterse, bebeğiniz bu kişiye gitmek istemiyorum diyemez, ama onu anlamanız umuduyla ağlar. Ağlama ihtiyacı hissetmeden önce bebeğinizin duygularını anlamak için yüz ifadelerini izlemeyi deneyebilirsiniz.  Odadan ayrılmadan önce bunu bebeğinize söyleyiniz. Belki kollarını havaya kaldırarak gelmek istediğini işaret eder ve onun ağlamak için harekete geçmesinden kaçınmış olursunuz. Veya onu bir arkadaşınıza teslim etmeden önce, bebeğinizin ona yeni gelen bu insanı nasıl algıladığına dikkat etmelisiniz. Muhtemelen bebeğinizin yüzünden memnun olup olmadığını ayırt etmek mümkün olacaktır.

Yürümeye başlayan bebeklerin çoğunlukla dil gelişimleri de anlaşılır biçimde gelişmeye başlar. Ancak yine de kendilerini bir yetişkin gibi ifade edemezler. Bebeğinizin ne kadar küçük veya büyük olduğunun önemi yoktur, kendilerini bir şekilde ifade etmeyi başarabilirler. Ancak yürümeye başlayan bebeğiniz önceki aylarına göre daha hırçın ve kendini ifade edemediğini hissettiğinde daha huysuz olabilir. Onunla daha sağlıklı bir iletişim için anlatmak istediği her şeyle ilgilenmeli ve anlamaya çalışmalısınız. İyi bir iletişimle anne ve bebekler kendi dillerini dahi oluşturup anlaşabilirler.

 

Yürümeye başlayan çocuğunuzda yeni becerilerle birlikte pek çok ikilemle de karşı karşıya kalacaksınız. Artık biraz daha güçlenen kaslarıyla bir topu beklediğinizden daha uzağa atabilir veya koltuğun altına kaçırdığı oyuncaklarını çıkarmanızı isteyebilir. Kendisini yanlışlıkla bir sandalye ve bir kanepe arasında sıkıştırmış olabilir veya oyuncak arabasını mutfakta ve yemek masasında gezdirmek isteyebilir. Bazı isteklerini yapamadığında veya henüz ulaşamadığı yerler için de sinirlendiği dönemler başlar. Burada ebeveynler ilk olarak bebeklerine yardım etme eğiliminde olurlar. Ancak yardım etmeden önce ilk olarak sorunun boyutunu belirlemelisiniz. Tek başına idare edebileceğini düşünüyorsanız ilk önce onu sözlü olarak teşvik etmeyi denemelisiniz. Biraz daha denerse yapabileceğini söylemeniz, kendine olan güvenini arttırmak için ihtiyacı olan tek şey olabilir.

Sonrasında, eğer başarılı bir şekilde kendi başına zorluğun üstesinden gelirse, onu övmelisiniz. Eğer yapamazsa, elbette ona yardım ediniz, ama en azından kısmen bile olsa başarılı olduğunu hissetmesini sağlayınız.