Çocuklar genellikle iletişim kurmak için sessiz sinyalleri kullanır. İşte onların beden dilini çözmek için bazı yollar:

 Birçok ebeveyn gibi, çocuğunuzun sinyallerini anlamaya çalışırken zorlanabilirsiniz. Çocuklar genellikle ikinci yaş gününe kadar yaklaşık 200 kelime biliyor olmalarına rağmen, sadece 50 tanesini düzenli kullanırlar. Tam olarak konuşma evresine geçemedikleri için, ne hissettiğini veya nelerin eksik olduğunu anlamanız çoğu zaman çocuğunuzun vücut diline bağlı demektir. Uzmanlar ‘’Kimse sizden zihin okuyucu olmanızı beklemez ancak tepki konusunda çocuğunuzun görsel ipuçlarına dikkat edebilirsiniz.’’ diyor. Onları daha iyi anlayabilmek için bu 4 ortak sinyale bir göz atabilirsiniz.

 

Çocuğunuz yeni bir oyuncak önünde kollarını katlamış duruyor.

Ne düşünüyor: Boşver! İlgilenmiyorum!

Muhtemelen şu anlama gelir: Ben endişeli hissediyorum!

Bir beden dili uzmanı "Küçüklerin el işaretlerinin 67’den fazla şekilde yorumlanabildiğine inanmak güç.’’ diyor. Ama bir bebek için etkin el işaretleri büyük olasılıkla tedirgin hissettiğine bir işarettir. Çocuğunuz örneğin "Ben, bu yakında duran ve tanımadığım sallanan atı istemiyorum." demek istiyor olabilir. Ve koruyucu bir bariyer oluşturmak için kollarını katlayarak ondan kendini koruyabilir. Çocuklar bu yaşlarda yeni şeyler keşfetmeyi seviyor ancak cesarete ihtiyaç duyuyor olabilir. Eğer tereddütü buysa, bir sonraki hamlesi sallanan atı denemek olacaktır. Siz de daha sonra, ona yalnızca bir oyuncak olduğunu göstermek için kendi vücut dilinizi kullanarak tekrar onunla oynamasına teşvik edebilirsiniz. Elinizle yavaşça hareket ettirin ya da ne kadar eğlenceli olduğundan bahsedin. Ama hala korku içindeyse onu zorlamayın. Uzmanlar, çocukların meraklı olduğunu ve daha sonra yeniden denemek için hevesli olacaklarını söylüyor.

Ayşe Teyze’ye merhaba demek yerine, tişörtünün arkasına saklanıyorsa:

Ne düşünüyor: Onu görmek istemiyorum!

Muhtemelen ne anlama gelir:  Onun beni görmesini istemiyorum!

Çocuğunuzun tepkisinin sebebi muhtemelen kişinin ilgisinin fazla olmasından kaynaklı olabilir. İlk olarak, onun yüz ifadelerini gözlemlemeyi deneyin. Gülüyor ise sadece oynuyor olabilir. Mutsuz görünüyorsa da gerçekten saklanıyor olabilir. Yeni yürümeye başlayan çocuklar yeni pek çok duyguyla tanışıyor ve bazen nasıl davranacaklarını bilemiyorlar. Bir sonraki hareketiniz abartılı bir tepki olmamalı. Ona teyzesinin daha iyi hissetmesi için başkalarının yanında ‘’utangaç’’ tarzı etiketlemeler kullanmayın. "Hadi sana biraz zaman verelim, eminim istediğin zaman bize katılırsın.’’ şeklindeki rahatlatma cümleleri daha doğru olabilir. Daha sonra ona bir sorun olmayacağını veya eğlenceli olacağını göstermeyi yeniden deneyebilirsiniz.

Eğer odasına gittiğinizde gözünüzün içine bakamıyorsa:

Ne düşünüyor: Ben kötü bir şey yaptım.

Muhtemelen şu anlama gelir: Ben yaptığım bir şey yüzünden kötü hissediyorum.

Göz teması kurmama, çocuğunuzun bir kapalı kutu olduğunun belirtisi değildir. Bu durum pişmanlık veya utanç duyguları ile de ilgili olabilir. Yakın zamanda bir üniversitede yapılan araştırmada, bu konuda daha az yargılanan çocukların sonrasında daha az davranış bozukluğu sergilediğini gösteriyor. Çocuğunuz bir şeyler saklıyor gibi görünüyorsa bir sonraki hamleyi yapmadan önce sakin olun ve yargılamadan önce vereceği cevapla ilgili pozitif olun. Eğer neyin yanlış gittiğini biliyorsanız, bunu gösterin ve tekrar yapmaması gerektiğini söyleyin. Eğer emin değilseniz sakince onu telkin etmeye çalışın ve onu sevdiğinizi söyleyin. Böylelikle size bir şeyleri açıklama konusunda kendini güvende hissedecektir.

 Sizi itiyor veya sizden uzaklaşıyorsa:

Ne düşünüyor: Benden uzak dur!

Muhtemelen ne anlama gelir: Ben kendim yapabilirim!

Bu bir karşı koyma gibi görünse aslında iyi haber: Çocuğunuz kendi etrafını ve dünyayı tanımaya çalışıyor. Bir sonraki hamleyi siz yapmaya çalışın çünkü onların buna ihtiyacı var. Parkta bir ağacı incelemek istiyorsa, onun kabuğa dokunmasını veya yaprakları koklamasını sağlayın. Tehlikeli bir şey olmadıkça ona keskin kurallar koymaktan kaçının.