Küçük bebeğiniz hayatta kalmak ve mutlu olmak için tamamen size bağlıdır. Bebeğinizi dikkatle gözlemlediğinizde, konuşamasa dahi hareketleriyle sizi yönlendirmeye çalıştığını görebilirsiniz. Bebeğinizin tamamen size bağımlı olduğu fikri sizi endişelendirmesin. Ama yine de büyüyen bir bebekten, onun sağlığından ve karakterini şekillendirecek pek çok etmenden sorumlu olmanın sizi korkutması normaldir.

 

Çoğu anne, bebeğini dünyaya getirmeden önce karşılaşacağı zorlukları yaklaşık olarak biliyordur. Ancak bebeğinizle aynı hayatı paylaşmaya başlamadan, pek çok zorluğun ve endişenin farkında olmazsınız. Bebeğiniz de doğduğu andan itibaren size karşı son derece hassas duygular ve beklentiler besler. Pek çok ebeveynin en korktuğu şeyse çocuklarına olan ilgilerinin onların karakterinde yanlış şekillendirmelere sebep olmasıdır. Çünkü bebekler ağlayarak veya hırçın davranarak ebeveynlerinin hareketlerini yönlendirmeye çalışır ve her karşılık aldıklarında işleri bu şekilde halledebileceklerini düşünmeye başlarlar.

Çocuk eğitiminde her şeyden önce, bebeğinizin her ağlamasını kişisel olarak algılamamak gerekir. Bebeğinizin sıklıkla ağlaması onun yaramaz veya ileride söz dinlemeyen biri olacağı anlamına gelmez. Çocuğunuz ağlamaya başladığında hemen sinirlenmemeli, ilgisini başka yere yönlendirmeli ve her çocuğun kendini ifade etmek için ağlama yöntemini kullandığını hatırlamalısınız.

Bebeğinizle ilgili bazı durumlarda sinirlenmeniz doğaldır. Bebekler ebeveynlerini kızdıracak bir şeyler yapma konusunda son derece iyidir. Bebeğinizin bazı hareketlerine gereğinden fazla sinirlendiğinizi düşünüp kendinizi kötü hissetmeyin. Önemli olan böyle anlarda sakinliğinizi nasıl koruduğunuz ve nasıl tepki verdiğinizdir. Bebeğinizin yaptıklarına karşılık olarak yüksek sesle tepki vermek ve henüz konuşamasa dahi anlamadığını da düşünerek yanlış olabilecek şeyler söylemek onun psikolojisini oldukça fazla etkileyecektir. Bebeğiniz doğduğu günden itibaren büyüdüğü her an sizi daha fazla endişelendirecek şeyler yapmaya başlar. Bebekler büyüdükçe hareket alanları artar, daha fazla şeyle ilgilenip, dünyayı daha fazla tanıyıp daha farklı tepkiler vermeye başlarlar. Ve hareket alanı genişleyen bebeğinizin yeni hayatı sizi daha da korkutmaya başlayabilir.

 

Bebeğiniz siz uyutmak istediğiniz zaman uyumayacak, bazen bir neden olmasa da çok uzun bir süre ağlayacak, kucağınızdan inmek için yüksek sesler çıkaracak ve araba koltuğu ya da banyoda olmaktan dolayı rahatsızlık duyacaktır. Yemek yemesi gerektiğinde istemeyecek veya sizin istediğinizden çok daha az yemek yiyecektir. Bir şeyleri kıracak, hamilelikten önce yapmaktan hoşlandığınız şeyleri yapmanıza engel olacaktır. Bu olayların hepsini neredeyse tüm anneler yaşar. Ama yine de bu sizin kendiniz ve bebeğiniz için endişelenip bazen de duygu karmaşaları anlamına gelmez.

Böyle durumlar için duygularınıza hâkim olmayı öğrenmeniz çocuğunuz ve kendiniz için yapabileceğiniz en önemli şeylerden biridir. İlk olarak derin bir nefes alıp sakinleşmeyi deneyebilir, daha kalıcı bir sakinlik için ise meditasyon veya yoga yapmayı deneyebilirsiniz. Bebeğinize kızdığınız durumlar için kendinizi suçlu hissetmeyi bırakıp tüm bunların onun hakkındaki endişelerinizden kaynaklandığını kendinize hatırlatmanız gerekir.